Eskişehir'in Gizli Renkleri: Şehrin Görsel Hikayesini Keşfetmek İçin Benzersiz Bir Rota
Eskişehir'in sadece tarihi ve modern yapılarını değil, aynı zamanda ruhunu yansıtan renk paletini hiç düşünd�...
Eskişehir’in sadece Osmanlı veya Selçuklu değil, antik dünyanın en önemli pagan inanç merkezlerinden birine ev sahipliği yaptığını biliyor muydunuz? Sivrihisar’ın hemen yanı başındaki Ballıhisar köyüne gittiğinizde, köy evlerinin bahçelerinde, çeşme yalaklarında veya cami duvarlarında binlerce yıllık mermer sütunlar görürsünüz. Burası, bir zamanlar kralların önünde eğildiği, Ana Tanrıça Kybele’nin kutsal şehri: Pessinus.
Eskisehirkesfet.com serimizin finalinde, Frig Vadisi ve Han Yeraltı Şehri ile başladığımız tarih yolculuğunu, bu kadim tapınak şehrinde noktalıyoruz.
Efsaneye göre Pessinus, gökyüzünden inen kara bir taşın (meteorit) Kybele’nin idolü olarak kabul edildiği ve bu taşın etrafına kurulan devasa bir tapınak şehridir. M.Ö. 8. yüzyıldan itibaren Frigler için, daha sonra da Romalılar için dini bir başkent olmuştur. Antik kentin kalıntıları arasında dolaşırken, rahiplerin ayin yaptığı, kralların hediyeler sunduğu o görkemli günleri hayal etmek zor değildir.
Kazı alanının merkezinde, Kybele Tapınağı’na ait olduğu düşünülen devasa temeller ve tiyatro benzeri basamaklı yapılar bulunur. Bu basamaklara oturup bozkıra baktığınızda, antik çağın sessizliğini iliklerinize kadar hissedersiniz. Burası Efes veya Bergama kadar kalabalık değildir; bu yüzden tarihle baş başa kalmak, taşların enerjisini hissetmek isteyenler için eşsiz bir meditasyon alanıdır.
Ballıhisar’ı ilginç kılan detaylardan biri de, modern köy yaşamının antik kentin tam üzerine kurulmuş olmasıdır. Bir köy evinin bahçe duvarında Roma döneminden kalma bir yazıtı veya sokakta yürürken ayağınıza takılan bir sütun başlığını görebilirsiniz. Yaşayan tarih kavramının en somut örneği burasıdır. Köy kahvesinde oturduğunuzda, yerel halkın size anlatacağı "hazine hikayeleri" de gezinizin tuzu biberi olur.
Yol kenarına dizilmiş lahitler, mezar taşları ve heykeller, Pessinus’u bir açık hava müzesine dönüştürür. Özellikle gün batımında mermerlerin aldığı o turuncu renk, fotoğraf tutkunları için büyüleyicidir.
Eskişehir, sadece Porsuk Çayı’ndan ibaret değildir. Toprağı kazdıkça altından medeniyet fışkıran bu şehirde, Pessinus gibi sessiz hazineleri keşfetmek, bir gezginin en büyük ödülüdür.